WebNovels

Chapter 8 - Bölüm 8: Sahnedeki Sesiz Kırılma

Fuyuko Niino'nun Gözünden

Sahne ışıkları, binlerce hayranın coşkulu çığlıklarıyla birleşerek konser salonunu aydınlatıyordu. B-Komachi üyeleri sahnede inanılmaz bir performans sergiliyor, kalabalığın enerjisi doruğa ulaşıyordu. Fuyuko Niino, sahnede Ai'den sola doğru hareket ederken ikinci sıradaydı. Performans boyunca sesi güçlü ve berraktı, her hareketi profesyonelliğin zirvesindeydi. Gözleri kalabalıkta dolaştı; seyircilerin ellerindeki ışıklı çubuklar, sahneyle uyum içinde dalgalanıyordu.

Ancak gözleri belirli bir noktada takılı kaldı: Ryosuke Sugano.

O, en ön sırada duruyordu. Gözleri Ai Hoshino'ya kitlenmişti—hayranlıkla, taparcasına. Tezahürat yaparken bile ağzından çıkan her kelime yalnızca Ai'nin ismiydi.

Fuyuko'nun kalbinin ritmi müziğe değil, içindeki öfkeye uyum sağlamış gibiydi. Performansın ortasında bile yüzüne hafif bir gerginlik çökmüştü. İçindeki kıskançlık, sahnedeki ritmi bile bozabilecek kadar güçlüydü.

"Onun yerine ben de buradayım," diye düşündü. "Onun kız arkadaşı benim, ona en yakın olan benim. Ama o sahnede Ai'den başkasını görmüyor. Ben Ai'den önce B-Komachi'de vardım, bu sahnede ondan daha uzun süredir bulunuyorum."

Ai, her zamanki gibi ışıltılı bir gülümsemeyle dans ediyor, kalabalığı büyülüyordu. Sanki bu dünya onun için yaratılmıştı. Sahne, ışıklar, izleyicilerin hayranlık dolu bakışları... Hepsi ona aitti.

Evdeki İçin Yüzleşme

Fuyuko, konser sonrası sessiz apartman dairesine girdiğinde içeride onu karşılayan tek şey loş ışıklar ve alışıldık sessizlikti. Sahnenin coşkusu, tezahüratlar ve spot ışıklarının sıcaklığı yerini soğuk bir yalnızlığa bırakmıştı. Çantasını girişteki koltuğun üzerine bırakıp yavaşça mutfağa yöneldi.

Buzdolabını açıp bir şişe su aldı, kapağını çevirirken aynada kendisine kısa bir bakış attı. Üzerinde hâlâ sahne makyajı vardı, ama gözlerindeki ışık solmuştu.

"Ne aptallık," diye düşündü. "Onca çaba, onca prova... Ama sahnede yine tek o vardı."

Başını iki yana sallayıp banyoya geçti. Yüzünü yıkarken, soğuk suyun verdiği serinlikle biraz olsun kendine gelmeye çalıştı. Aynaya tekrar baktığında, bu kez doğrudan gözlerinin içine baktı.

"Ben de iyiyim. Ben de sahnede parlıyorum. Ama kimse benim için tezahürat yapmıyor. O varken, sanki ben sadece sahnenin bir parçasıyım."

Derin bir nefes alıp kendini toplamaya çalıştı, ama içindeki o kıskançlık ve öfke dalgası hâlâ oradaydı. Ryosuke'nin konserdeki yüz ifadesi zihninde canlandı. Gözleri tamamen Ai'ye kitlenmişti. Tezahüratları Fuyuko için değil, Ai için yapılıyordu.

"Benim performansım bile onun gölgesinde kaldı."

Yatak odasına geçti, kendini yatağın üzerine bıraktı. Tavana bakarken düşünceleri zihninde dönüp duruyordu.

"O kadar çok çalışıyorum, herkesten daha fazla çaba gösteriyorum, ama yine de insanlar sadece onu görüyor. O hep mükemmel, hep en iyisi. Peki ya ben?"

Yorgunluk bedenini sararken yavaşça gözlerini kapattı.

Fuyuko'nun Döngüsü

Fuyuko için bu duygu yeni değildi; sürekli tekrar eden bir döngü peşini bırakmıyordu. Günler birbirini kovalıyor, provalar, toplantılar, sahne hazırlıkları ve performanslarla dolu hayatı, bu duygusal cehennemden kaçmasını engelliyordu.

Bir hafta mı, bir ay mı, yoksa bir yıl mı geçiyordu, Fuyuko için bir anlamı yoktu. Sadece hissettiklerini biliyordu. Ai'nin gölgesi altındaydı ve bunu inkâr edemiyordu.

Her konser sonrası eve dönüp aynı sorgulamaları yapıyordu. Konser kayıtlarını izliyor, seyircilerin gözlerindeki Ai'ye karşı olan tutkuyu görüyordu. Ryosuke'nin Ai'ye olan bakışlarını ve ona duyduğu aşkı hissediyordu. Konser günleri geldiğinde, seyircilerin bakışlarının kendisine değil de Ai'ye kayması onu delirtmeye yetiyordu.

Ve şimdi, yine sahnedeydi — Ai'nin gölgesinde.

Fuyuko, kulaklarında yankılanan müziğe rağmen kendi iç sesiyle boğuşuyordu.

"Ben de varım. Ben de parlıyorum. Ama neden yetmiyor?"

Seyircilerin arasında Ryosuke'yi gördü; konsere gelmişti. Ama onun gözleri yine Ai'deydi.

Fuyuko, Kyun'un yanında duruyordu; Kyun ise hemen Ai'nin yanındaydı. Aynı sahneyi paylaşıyor, aynı şarkıyı söylüyorlardı. Ama sahne ışıkları hep Ai'ye dönüktü.

İçinde bir şey kıpırdadı. Bu duygu artık bastırılacak bir şey değildi.

"Bu böyle devam edemez."

Şarkının sonuna yaklaşırken derin bir nefes aldı.

"Bu konser bittiğinde onunla konuşacağım. Ai ile yüzleşeceğim."Ve Fuyuko, sahnede Ai'ye baktığında, ona hesap sormaya hazır bir gözle bakıyordu.

Ai'nin Gözünden

Sahne ışıkları Fuyuko'nun yüzünü aydınlatırken, Ai ona kısa bir bakış attı. Her zaman olduğu gibi, Fuyuko'nun performansı kusursuzdu. Adımları net, sesi güçlü, sahne duruşu mükemmeldi. Ama bir şey eksikti.

Ai, sahnenin ortasında dans ederken bir an için göz ucuyla Fuyuko'yu süzdü. Yüzünde hafif ama bastırılmış bir gerginlik vardı. Ai kendi deneyimlerinden biliyordu—bunun adı kıskançlıktı.

Performansa devam ederken, içindeki huzursuzluğu bastırmaya çalıştı. Fuyuko'nun hissettiğini biliyordu. Herkesin kendisine yönelen bakışlarını, tezahüratların yalnızca kendi ismini taşıdığını, hayranların ışıklı çubuklarının sadece onun için parladığını...

Ama ne yapabilirdi ki?

Sahnede, ışıklar altında, tüm dikkat üzerindeyken, kimse ondan durup arkaya bakmasını beklemiyordu. Sahne ona ait gibi görünüyordu ama bazen Ai bile bunun bir yanılsama olup olmadığını sorguluyordu.

Fuyuko, Ai'nin solunda, Kyun'un ardından dans ediyordu. Birkaç saniyeliğine göz göze geldiler. Ve Ai, Fuyuko'nun gözlerinde saklı olan duygulara tanık oldu: Öfke. Hayal kırıklığı. Kıskançlık.

Ai, bir an için temposunu bozacak gibi oldu ama hemen toparlandı. Yüzüne her zamanki gülümsemesini takındı, sanki hiçbir şey olmamış gibi. Şarkının en güçlü notalarından birini söylerken içinden geçirdi:

"Fuyuko, keşke bana bu kadar kızgın olmasaydın. Ama eğer yerimi seninle değiştirebilseydim, bunu yapabilir miydim?"

Devam Edecek...

More Chapters