WebNovels

Chapter 2 - NE YAPTIN SEN?!

Kaskın camını açıp tüm hızımla babamın malikanesine sürdüm her zaman her şeyi berbat ederdi ama bu yaptığı her şeyden daha kötüydü yolu artık ağlamaktan göremez hale gelmiştim ama bu umurumda bile değildi önemsediğim tek şey şu an bu aşağlık hareketi nasıl yaptıydı annem gittiğinden belli çok garip birine dönüşmüştü annem babamı aldatmış babamda annemi öldürmüştü o içerdeyken bir süre yetim hanede kaldım daha 15 yaşındaydım annemin cesedini tehsiz etmek için beni adli tıp kurumuna götürdüler bu gün o baktığım cesetlerin bulunduğu param parça yapılarak incelendiği o odada.

O yüzden her zaman o odaya girmekten oldum olası korkardım annemi öldürdü affettim arkadaş çevreme karıştı erkeklerle iletişimime karıştı beni öldüresiye dövdü hepsinde her şeyde affettim beni evden kovdu yine affettim ama bu yaptığı son noktaydı. En sonunda hapishane duvarları kadar uzun duvarlı malikanenin önündeydim ağlarken yüzüme çarpan rüzgar gözlerimi kıp kırmızı yapmıştı kapıya yaklaştım güvenlik geldi babamın kızı olduğumu anlattım. Kapı açılınca içeriye girdim o büyük bahçede evin önünde olan çeşmeye yakın motoru bırakıp kaskımı çıkarttım silahı tekrar belime yerleştirip çantamıda alıp kapının önünde durdum. Kapıyı çalınca yıllardır bizimle çalışan hizmetlilerden biri açtı kapıyı tam ağzını açacakken onu itip o babam olucak insanın odasına daldım.

Beni görünce arkasına yaslandı ve gereğinden fazla sırıttı kapının yanına çantamı bırakıp gözlerinin içine baktım o mavi gözler her zaman onların altında kalmıştım her zaman bana o gözleri yaptığı şeyleri tekrar tekrar hatırlatıyordu. Sadece gözlerinin içine baktım annemi öldüren o pislik gözlerine. "NE YAPTIN SEN!" diye bağırdım o ise bu işten dahada keyif alıyordu "ne yapmışım ki" dedi ve sanki mümkünse dahada sırıttı. "işimi nasıl elimden alırsın!" dediğimde ayağa kalktı "bilmem nasıl almışım bayan hiçbir şeyi çözemeyen dedektif" diyip biraz daha sırıttı.

"pislik herif" dedim dişlerimin arasından ona doğru tıslarken yüzündeki sırıtma silindi doğruldu ve üstüme gelemeye başladı "ne dedin sen?!" dedi "duydun işte pisliğin tekisin" dediğimde üstüme dahada gelip çenemi tüm gücüyle sıktı "ne o annem gibi beni de mi öldürüceksin?" diye bildim sadece dahada sıktı "öldürmemimi istiyorsun" derken deli gibi bakıyordu bana hizmetlilerden bir kaçı onu çekmeye çalıştı ama başaramadı. Gözlerimin içine annemi öldürdüğü o gecedeki gibi bakıyordu.

Yandan bir yumruk suratına inince beni bırakmak zorunda kaldı kim bunu yaptı diye baktığımda jungkook'un sinir dolu ifadesini gördüm. Bir anda baba dediğim adamın üstüne oturup onu dövmeye başladı onu ayırmak zorundaydım çünkü o benim hakkımdı. Kolundan tutup onu çekmeye çalıştım fayda etmedi "jungkook dur çekil şunun üstünden" dediğimde kalktı ve bana sakince baktı "ne yaptığını sanıyorsun sen!" dediğimde o kalkıp jeon'a yumruk attı

Kolundan tuttuğum gibi ters çevirdim ve masaya kafasını vurdum ordan kaldırıp duvara 3 kere sert bir şekilde vurdum yere yatırıp üstüne çıktım ve sadece sinirden gözüm dönmüş şekilde onu yumruklamaya başladım jeon beni ellerimi etrafıma sarıp belimden tutarak kaldırdı bu sefer havada tepinerek bağırmaya başladım.

"KATİL KATİLSİN SEN HEM ANNEMİN KATİLİ HEMDE BENİM HAYATIMIN KATİLİSİN PİSLİK HERİF" derken birden gözlerimdeki yaşları tutamayıp saldım artık sesim dahada titrek çıkıyordu. "pislik herif en sevdiğim şeyimi mesleğimi elimden aldın… her şeyde affettim seni ama bu konuda affetmicem seni. Pisliğin tekisin sen seni öldürene kadar rahat durmıycam" dediğimde jungkook beni yere indirdi çantamı tek koluna taktı ben ona ağlayarak tekrar saldırmaya kalktığımd koluyla beni engelleyip dışarı çıkartı.

Ona bakmam için omuzlarımdan tutup kendine çevirdi kafamı kaldırıp dolu gözlerle ona baktım dayanamayıp tekrar ağladım kafamı göğsüne bastırdı. Saçlarımı yavaş bir şekilde okşayarak sakinleştirdi beni çeşmenin yanına oturttu bir şişe su uzattı onu biraz içip kafamı yine yere eğdim. Hiç olmayacak kişinin karşısında ağlamıştım "anlat hadi dinlerim seni" dedi yumuşak bir tonda "özür dilerim senin karşında böyle bir durumda olmak istemezdim özelliklede ağlamak istemezdim kendimi bir çöp gibi hissediyorum" dedim ellerini yanaklarıma koyup kendine bakmam için kafamı çevirdi gözleri bir baba gibi şefkat doluydu seside.

"sen bir çöp değilsin çöp olanlar o pis insanlar bak anabel ne zaman istersen dinlerim seni sorunun olur ağlamak istersin her zaman yanındayım bana güvene bilirsin" dedi ellerini çekip dikleşti bir elini göğsüne koyup diğer elini havaya kaldırdı. 2 parmağını birleştirip havada rast gele salladı "izci sözü" dediğinde biraz kıkırdadım çünkü hareketi yanlış yaptı "izci sözünde 2 değil 3 parmağını birleştirmelisin ve sen bir izci değilsin" dedim. O da güldü "hadi seni eve bırakalım yorgunsundur" dedi "motorla geldim ama buraya" dediğimde yüzündeki o şevkat dolu ifade tekrar belirdi "arabanın arkasına yerleştiririm hadi al çantanı arabaya geç geliyorum" dedi çantamı uzattı ayağa kalkıp arabaya bindim gözlerimi silip güneşliği indirdim aynada gözlerime baktım berbat görünüyordu o sırada jeon arabaya bindi.

"gözlerim berbat görünüyor" diyip çantamdan kapatıcı, kirpik kıvırıcı ve rimel çıkarttım kapatıcıyı göz altlarıma sürdüm sonra kıvırıcı ile kirpiklerimi kıvırıp üstünden 1 kat rimel geçtim işimi bitirince eşyaları yerine koydum o sırada hala beni izliyordu. İşimi bitirdiğimi görünce arabayı çalıştırdı 10 dakika boyunca hiç konuşmadı en sonunda dayanamayıp ağzını açtı. "o kimdi?" dedi

"babam"

"eminmisin bir baba kızına böyle davranmaz ve bir kız da babasına katil diyip böylesine saldırmaz" dediğinde biraz gülümsedim.

"çünkü o bir katil annemin katili"

"peki neden böyle saldırdın?"

" işimi elimden almak için üst kurumlarla konuşmuş ve başarmışta ben bu mesleği kazanmak için ünüversitemi 3. Yılda bıraktım 2 yılda girmek için çok çabaladım okuldan ayrıldığımı duyunca…" dedim ve sustum daha fazlasını anlatmalımıyım bilmiyordum.

"bana güvene bilirsin zaten 2 dakika sonra çoğu şeyi unuturum maalesef benimde kötü yanım bu sırları kolay unutuyorum"

"beni evden kovdu aslında kendisi pek tekin biri değil ben 15 yaşındayken annem babamı aldattı babamda bu gün çenemi sıkarkenki bakışlarını annemi gözümün önünde öldürürken gördüm…"

"başka bir şey anlatmak istermisin?"

"aslında birine her şeyi anlatmaya çok ihtiyacım var jeon"

"dinlerim"

"istersen bi kahvemi iç öyle anlatıyım"

"vayyy bayan anabel ilk defa gülümsüyor ve espiri yapıyorsunuz bu mükemmel aramızdaki buzlar eridi demek oluyor bu ya da dünyanın sonu geliyor"

Dediğinde biraz kıkırdadım belkide buzları eritmenin vakti gelmiştir.

More Chapters