WebNovels

Chapter 9 - Bölüm 9

Kapılar yavaşça açıldı.

Taş kapılar, sanki binlerce yıldır kapalıymış gibi ağır ağır iki yana ayrılırken içlerinden soğuk, nemli bir hava dalgası yayıldı. Bu hava insanın içine işliyor, bilinçaltında açıklanamayan bir huzursuzluk yaratıyordu. Sekiz kapı, yarım daire şeklinde dizilmişti. Her biri karanlığa açılıyor, ama her karanlık aynı görünmüyordu.

Katılımcıların hiçbiri konuşmuyordu.

Herkes kapılara bakıyor, kendi iç dünyasında hesap yapıyordu. Kimisi yumruklarını sıkıyor, kimisi derin nefes alıyordu.

Ve o an…

Mark kalabalığın arasından sessizce çıktı.

Rick onu görünce kaşlarını hafifçe çattı. Kısa bir tereddüt yaşadı ama sonra konuştu.

Rick: Mark… öncesi için pardon.

Mark'ın yüzünde ne öfke vardı ne de şaşkınlık. Sadece yorgun bir kabulleniş.

Mark: Sıkıntı değil… Gözetmen.

Rick bir an durdu, sonra sesini tüm alana yayacak şekilde yükseltti.

Rick: Şimdi bayanlar ve baylar… varlık avı başlasın!

Bu cümleyle birlikte sessizlik dağıldı. Ayak sesleri yankılandı. Katılımcılar hızlıca kapılara yöneldi. Kimi düşünmeden seçimini yaptı, kimi son bir kez etrafına baktı.

Jack ise yerinde kaldı.

Kalbi normalden hızlı atıyordu. İçinde tarif edemediği bir baskı vardı. Bu aşama, ilkinden çok farklıydı.

Jack: Hadi bakalım…

Derin bir nefes aldı.

Jack: İkinci aşamaya başlayalım.

Bir kapıyı seçti ve adımını attı.

Bir anda her şey değişti.

Gözlerini açtığında Jack kendini yoğun bir ormanın içinde buldu. Uzun ağaçlar gökyüzünü neredeyse tamamen kapatıyordu. Yaprakların arasından sızan ışık zayıftı. Hava nemliydi, toprak kokusu ağırdı.

Jack: (Şaşkın) Ne? Burası… orman mı?

Arkasını döndü.

Kapı yoktu.

Az önce geçtiği yer, sanki hiç var olmamıştı. Ne bir ışık, ne bir geçit, ne de geri dönüş ihtimali.

Jack: Bu… beklediğimden çok farklı.

İçini hafif bir ürperti kapladı. Burası gerçek gibiydi. Fazlasıyla gerçekti.

Enzo da aynı ormandaydı.

Ama onun tepkisi Jack'inkinden tamamen farklıydı.

Enzo: Ha… orman demek.

Etrafına kısa bir bakış attı. Ağaçların dizilimi, rüzgârın yönü, zemindeki izler… Hepsini tek tek analiz etti.

Enzo: Neyse. Sınava odaklanalım.

Bu durumu olağan karşılamıştı. Hiç tereddüt etmeden yürümeye başladı.

Kutsal Tapınak'ta…

Rick büyük ekrana bakıyordu. Önünde akan görüntüler, katılımcıların farklı noktalarını gösteriyordu. Yan panellerde sayısız veri akıyordu.

Rick: İkinci aşama o kadar kolay olmayacak.

Ses tonu alışılmadık derecede ciddiydi.

Michael çömelmişti.

Toprağı inceliyor, izleri parmaklarıyla takip ediyordu.

Michael: Demek burası oluşturulmuş yapay bir alan.

Ayağa kalktı ve çevresine baktı. Ağaçlar fazla simetrikti. Yapraklar kusursuzdu.

Michael: Şimdi bu izler tam olarak…

Bir anda durdu.

Gözleri büyüdü.

Michael: Yok artık!?

Bunlar sıradan hayvan izleri değildi.

Michael: Demek ilk aşama sadece bizi test etmek için değilmiş.

Rick ekrana bakarak mırıldandı.

Rick: Çoktan biri fark etti…

Kısa bir sessizlik.

Rick: Evet. İlk aşama aslında katılımcıları elemek için değildi.

Gözlerini ekrandan ayırmadan devam etti.

Rick: İkinci aşamada hayatta kalabilecek kadar güçlü ve çevik olup olmadıklarını ölçmek içindi.

Başka bir bölgede…

Bir gölge hareket etti.

Peter: DEMEK SEN BİR VARLIKSIN!?

Karşısında, ağzı salyalarla kaplı bir Ork vardı. Kasları şişkin, gözleri vahşiydi.

İkisi de hareketsiz kaldı.

Bir anlık sessizlik.

Sonra…

Peter: İLK SALDIRIYI BEN YAPARIM SENİ ÇİRKİN ORK!?

Ork kükreyerek saldırdı.

Peter onu iki elinden yakaladı.

Peter: BİR CANAVARA GÖRE SAĞLAMSIN HAHAHA!?

Ork öfkeyle kafa atmak üzereyken…

Peter: TAM KAPLAMA KAS!?

Darbe Peter'a zarar vermedi. Aksine Ork'un kafası yara aldı.

Peter yumruğunu sıktı.

Peter: HAHAHA ORK'TAN BEKLENİLDİĞİ GİBİ ZAVALLI!?

Tek bir darbe. Ork'un kafası koparak havada savruldu.

Peter: ÇOK ZAYIF!?

O sırada…

Luna: Bir şey garip burada…

Gökyüzüne baktı.

Luna: Yapay alan… şimdi her şeyi açıklıyor.

Ama bir gölge hızla aşağı iniyordu.

Luna: Ha? Bu gölge— YOK ANNANIN!?

Son anda yana çekildi.

Yere bir şey düştü.

Yuvarlandı.

Durdu.

Luna yavaşça yaklaştı.

Luna: Havadan düşen şey de neydi? Bir dakika…

Nefesi kesildi.

Luna: Bu… bir varlık kafası değil mi?

Bir Ork kafasıydı.

Luna: Yapay alanı kim yaptıysa… sekiz kişiyi aynı yerde tutabiliyor demek.

Etrafına baktı.

Luna: Yani herkes… burada.

Gerçek yavaş yavaş ortaya çıkıyordu.

Bu bir av değildi.

Bu bir eleme değildi.

Bu…hayatta kalma sınavıydı.

Ve herkes aynı ölümcül alanın içindeydi.

Rick ekrana bakarak sakin ama karanlık bir gülümseme takındı.

Rick: Şimdi…

Kısa bir duraksama.

Rick: Gerçekten ikinci aşamaya başlıyoruz.

More Chapters