WebNovels

Chapter 2 - Ruh bekçisi

Kadın, yüzünde hafif bir gülümsemeyle sorumu cevapladı:

"Elbette biliyorum. Burası cennet; daha doğrusu cennete girmeden önce ruhların kısa bir süre beklediği bir dünya."

O gece, o ruh hastası tarafından öldürülmüştüm. Ruhumda hala derin bir tiksinti vardı. O canavarın hala hayatta olduğu fikri zihnimi kemirirken, aniden kız kardeşim Rena'nın yüzü belirdi. Ya o canavar kardeşime de zarar verirse?

"Leydim! Dünyaya yeniden geri dönebilir miyim?"

"İlk önce bana 'leydim' deme; ismim Ariel. Sorunun cevabına gelirsek; dünyaya dönmek istiyorsan bir Ruh Bekçisi olman gerekiyor."

"Nasıl Ruh Bekçisi olabilirim?"

"Ruh Bekçileri, intikam arzusuyla yanıp tutuşan ruhlara yardım eden kişilerdir. Bu görevi üstlenmek için üç kuralı yerine getirmiş olmalısın:

Temiz Bir Kalp: Kişi, cennete girecek kadar saf bir ruha sahip olmalı.

Dünyevi Bir Bağ: Senin için hala dua eden, seni unutmayan birinin olması gerekir.

Melek Onayı: Bir meleğin rızasını alman şarttır."

"Kız kardeşim için Ruh Bekçisi olmam gerekiyor, lütfen yardım et!"

Ariel sakince başını salladı.

"Tamam, sana yardım edeceğim. Madem buradasın, demek ki 'Ayna Testi'ni çoktan geçmişsin."

"Ayna testi mi?"

"Evet! Sadece aynada yansımasını görebilenler cennete girebilir. Ayna, kişinin kalbinin hakikatini gösterir; yansıması olmayanlar ise cehennemin yolunu tutar. Dünyada bir ailen olduğunu söyledin, bu da ikinci maddeyi tamamladığın anlamına geliyor."

"Peki ya son madde?"

Ariel'in sırtından bembeyaz, ihtişamlı kanatlar süzüldü.

"Ben bir meleğim ve doğduğundan beri seni izliyorum. Cennete girmek yerine dünyada bin yıl geçirmek istediğine emin misin? Bu, sevdiğin herkesin ölümünü izlemek ve defalarca farklı hayatlar yaşamak demek. Her hayatında senin için dua edecek birini bulamazsan ruhun yok olur. Bu yüzden kimse Ruh Bekçisi olmak istemez. Bu şansı gerçekten tepiyor musun?"

Kısa bir an tereddüt ettim. Ancak o canavarın katlettiği diğer kızların yüzleri ve Rena'nın savunmasız hali zihnimde canlanınca yumruklarımı sıktım. Onu durdurmalıydım!

"Evet! Ruh Bekçisi olmak istiyorum. Dünyada ne kadar kalacağım umurumda değil."

Ariel şefkatle başımı okşadı.

"Büyüdün artık... Sınavı geçtin. Yanıma gel."

Ona doğru bir adım attım. Yanına vardığımda sırtıma dokundu.

Birdenbire tüm ruhumu kavuran korkunç bir acıyla yere yığıldım. Ne kadar süre o görünmez ateşte yandığımı bilmiyorum ama acı dindiğinde sırtımda bir ağırlık hissettim.

Ariel bana sıkıca sarıldı.

"Artık bir Ruh Bekçisisin... Ve bir melek."

Şaşkınlık içinde bembeyaz kanatlarıma dokundum. "Melek mi?"

"Evet, bir melek. Bu kadar acı çektiğin için üzgünüm ama bekçi olmak için önce bir meleğe dönüşmen gerekiyordu. Yoksa bunu söylemeyi unutmuş muydum?"

"Evet, bahsetmedin! Söylemeyi unuttuğun başka bir şey var mı?"

"Dünyaya inebilmek için vaktinden önce ölmüş birinin bedenine ihtiyacın var; yani bir kurban bulmalısın. Ama merak etme, intikam isteyen çok fazla ruh var, işin zor olmayacaktır."

"İntikam mı?"

"Yakında cevabını alırsın. Benim yapacak çok işim var, görüşürüz!" dedi ve bir anda gözden kayboldu.

Kendi kendime mırıldandım: "Doğru kararı mı verdim?"

Gökyüzünden yankılanan sesi cevap verdi:

"Bu sorunun cevabını yakında öğreneceksin. Şimdi işe başlayalım!"

Kanatlarımı açtım ve intikam isteyen o ilk ruhu aramaya başladım. Artık ben bir Ruh Bekçisiydim.

Devam edecek

More Chapters