Sözlerim havada asılı kaldı.
Karaen'in yeşil gözleri bir anlığına karardı. Alnındaki damar belirginleşti; bastırdığı öfkenin, sabrının sınırına dayandığını gösteren o ince çizgi. Bir ejderhanın sakinliği değildi bu. Patlamadan önceki son durgunluktu.
Bir sonraki anda önümdeydi.
Ne zaman hareket ettiğini görmedim. Eli boğazıma kapandığında sırtım masaya çarptı. Taşın sertliği nefesimle birlikte içime doldu. Parmakları güçlüydü, kararlıydı. Kaçacak yer yoktu.
Mor gözlerim istemsizce büyüdü.
— Ne saçmalıyorsun sen? dedi. Sesi alçaktı ama titreşimliydi. Bilerek oyun mu oynuyorsun benimle?
Nefes alamıyordum. Ellerim refleksle bileğine gitti ama gücüyle alay eder gibiydi bu çaba.
— Sen… devam etti, yeşil gözleri yüzümden bir an bile ayrılmadan. Ejderha kralının ikinci bir eş alamayacağını biliyorsun. Sen ölmeden, seninle boşanmadan ben bir daha evlenemem.
Alnındaki damar daha da belirginleşti.
— Ve bunu bildiğin hâlde bana Elarys'i sunuyorsun. Kurnazlığını hâlâ bir koz sanıyorsun.
Boğazım yandı. Görüşüm bulanıklaştı.
Kahretsin.
Gerçekten bunu düşünmemiştim.
Bu evliliğin sadece bir unvan olmadığını. Bir zincir olduğunu. Kaçamadığım bir bağ.
Parmakları bir an daha sıkıldı.
— Benimle oyun oynadığını sanma, Lilith, dedi dişlerinin arasından.
Sonra… bıraktı.
Bir anda.
Nefesim boğazımdan acıyla çıktı. Öksürdüm. Dizlerim titredi ama düşmedim. Masaya tutundum. Göğsüm yanıyordu.
Karaen birkaç adım geri çekildi. Yeşil gözleri hâlâ sertti ama artık ölçüyordu. Öfkesini geri çekmişti. Kontrolü yeniden eline almıştı.
— Şunu iyi dinle, dedi. Elarys ile zaten birlikte olacağım. Senin burada uslu durman bile benim lehime.
Mor gözlerimi kaldırıp ona baktım. Konuşacak hâlim yoktu.
— Halkın gözünde, diğer kralların gözünde… sen sadece kâğıt üzerindeki eşimsin. Bu durum benim için bir engel değil. Bir perde.
Sessizlik ağırlaştı.
— Ama sen sorun çıkarırsan, dedi, alnındaki damar yavaş yavaş kaybolurken, işleri zorlaştırırsın.
Bana uzun uzun baktı.
— Bu yüzden anlaşma yapalım.
Kalbim hâlâ düzensiz atıyordu. Boğazımdaki yanma geçmemişti.
— Yazılı. Net. Sen sınırlarını bileceksin. Ben de seni bu sarayda tutacağım.
Bir an durdu, sonra son noktayı koydu.
— Anlaşmayı imzalayalım.
Başımı yavaşça salladım.
Mor gözlerimde artık korku vardı ama daha baskın olan şey başkaydı:
Bu oyunda hayatta kalacaksam, ejderhanın gözlerinin içine bakarak oynamam gerekecekti.
Ve bir daha asla bir kuralı eksik düşünmemeliydim.
Masa başına yeniden geçtiğimizde, artık hiçbir şey kişisel değildi.
Ne öfke.
Ne geçmiş.
Ne de boğazımdaki yanma.
Karaen parşömeni önüne çekti. Yeşil gözleri kâğıttaydı. Alnındaki damar sakinleşmişti; ejderha kralı geri dönmüştü. Az önce beni boğazımdan tutan adam değil, karar veren hükümdar duruyordu karşımda.
— Bu bir sözleşme olacak, dedi. Duygusal değil. Geçici. Net.
Sessizce başımı salladım.
Kalem parşömene değdi.
Birinci madde: Bu anlaşma bir yıl süreyle geçerlidir.
Kalemin sesi odada yankılandı.
— Bir yıl, dedi. Sonrasında şartlar yeniden değerlendirilecek.
İkinci madde: Bu bir yıl boyunca Lilith, ejderha sarayında yaşayacaktır. Batı kanadı kendisine tahsis edilecektir.
Üçüncü madde: Lilith, hiçbir siyasi karara dâhil edilmeyecek, kraliçelik yetkilerini kullanmayacaktır.
Dördüncü madde: Elarys Leydi, bu süre zarfında yüksek kademeli bir şifacı olarak resmen atanacaktır. Bu görevin gereği olarak ejderha kralı ile evlenecektir.
Kalem durdu.
Bu maddeyi bekliyordum.
Ama yine de göğsümde soğuk bir ağırlık hissettim.
Beşinci madde: Lilith, Elarys Leydi ile hiçbir koşulda temas kurmayacak, iletişimde bulunmayacak, adını anmayacaktır.
Altıncı madde: Dış ülkelerden krallar, elçiler ya da soylular geldiğinde Lilith, ejderha kralının eşi gibi davranacaktır. Bu yalnızca siyasi denge içindir.
Yedinci madde: Bu süre boyunca Lilith saray içinde özgürce hareket edebilir. Ancak gözetim altında olacaktır.
Karaen kalemi bıraktı.
— Asıl kısmı şimdi geliyor, dedi.
Bakışlarını kaldırdı. Yeşil gözleri ilk kez doğrudan benimkilerle buluştu. Mor gözlerim kaçmadı.
— Normal şartlarda, dedi sakin bir sesle, seni öldürürdüm.
Bunu bir tehdit gibi değil, bir gerçek gibi söyledi.
— Ama bu anlaşmaya uyarsan… bir yılın sonunda Lilith ölmüş sayılacak.
Kalbim bir an durdu.
— Resmî kayıtlarda, dedi devam ederek. Halkın gözünde. Diğer krallıkların önünde.
Sekizinci madde: Bir yılın sonunda Lilith'in ölümü ilan edilecektir. Bu ölüm kamuoyuna açıklanacak, saray tarafından resmen duyurulacaktır.
Dokuzuncu madde: Lilith, bu ölüm ilanından sonra ejderha sarayını terk edecektir.
Onuncu madde: Lilith'e, saraydan ayrılabilmesi ve yeni bir hayat kurabilmesi için yeterli miktarda maddi destek sağlanacaktır.
Kalem yeniden durdu.
— Bu para sus payı değil, dedi Karaen. Hayatta kalman için.
Bir an sustuk.
— Bu anlaşmaya uyarsan, dedi, seni bir daha aramam. Adın anılmaz. Gölge olursun.
— Uymazsam? diye sordum.
Bakışı sertleşti.
— O zaman bu bir yıl bile sürmez.
Parşömeni önüme itti.
— İmza at.
Kalemi elime aldım. Elim titremedi.
Bu bir pazarlık değildi.
Bu, hayatta kalma planıydı.
Adımı yazdım.
Lilith.
Mürekkep kururken içimde bir şey netleşti:
Bir yıl.
Bir yıl boyunca yaşayacaktım.
Ve sonunda… Lilith ölecekti.
Ama sakince.
Sessizce.
Ve bu kez gerçekten.
