WebNovels

Chapter 10 - MUTLAK OLAN

Zeythara derin bir nefes aldı, gözlerini kapattı.

Sararmış saçları geceyle birlikte siyaha dönüştü; omuzlarından süzülen dalgalar, siyah elbisesiyle uyum içinde hareket ediyordu. Kıyafetinin her kıvrımı hafifçe titreşiyor, rüzgârda dalgalanıyordu. Ama Kaelric'e gösterdiği sadece gücünü kaybetmiş, savunmasız bir zeythara idi.

Avuçlarından çıkan mavi kıvılcımlar ben tanrının ta kendisiyim dercesine burdayım dedi. Hareketleri ağır ve kontrollüydü.

meydandaki köylüler bunu büyücü bir ışık sanıyor, bazı erkekler ürkekçe geriye çekiliyordu.

"CADI ELENOR BİR CADI!" Dedi erkeklerden biri Zeythara'nın her adımı hem korku hem de hayranlık uyandırıyordu; çünkü bu, bildikleri sakin kadın Elenor değildi.

Zeus, yerden havaya yükseldi insanlar korkuyla bakıyordu. heybetli ve yaşlı, gölgeleriyle korkutucuydu "Zeythara," dedi gök gürültüsü gibi yankılanan sesiyle, "torunum, beni kandırdın."

Kaelric zeytharayı kıskandu ve içten kızgındı by kadın ona oyun oynadı gücü gibi.

Zeythara dudaklarını kıvırdı, Kaelric'e alaycı bir bakış attı. Rolünü iyi oynadı güçsüz gibi davrandı.

Zeus bir adım attı, gölgeleriyle meydanı kapladı. "Güç gösteriyorsun, ama unutma: her ışığın bir gölgesi vardır. Senin gücün kadar zaafın da ilgimi çekiyor."

Zeythara derin bir nefes aldı, sessizce fısıldadı: "Gücümü düşüremezsin. İstediğin kadar dene; iradem senden daha güçlü." Avuçlarından çıkan mavi kıvılcımlar bir anda göz alıcı patlamalarla parladı yer sarsıldı her yere yıldırımlar düşmeye başladı zeythara yükseldi gece saçları dalgalandı

Zeythara:"BEN ZEYTHARA THORUN KIZI SON YILDIRIM TANRISI SEN ZEUS OLABİLİRSİN AMA BU YENİ NESLİN SENDEN NE KADAR GÜÇLÜ OLDUĞUNU GÖRECEKSİN KADINLAR NE KADAR GÜÇLÜ GÖRECEKSİN İTAAT ET ZEUS YOKSA SANA ACIMAM!"

Zeythara her konuştuğunda yer sarsıldı gök yüzü adeta her bulutların çarpışmasında aydınlandı insanlar yere çöktü erkekler kadınlsrı çocuklarınk kolların altına aldı.

Zeus:" BEN TANRILARIN TANRISI YÜCE ZEUSUM GÖSTER BANA MARİFETİNİ BİR KADININ SOYUMU YÖNETECEĞİNE ÖLÜRÜM DAHA İYİ."

Zeus kara enerji dalgalarını fırlattı; taşlar parçalandı, rüzgâr her şeyi savurdu. Zeythara geri çekildi gibi yaptı, ama ayakları hafifçe süzüldü, şimşekler ellerinden patladı, karanlık dalgaları yırtıp geri püskürttü. Vadi titredi, gök çatladı.

Zeus bir adım ileri çıktı, enerjisi yıldırımlar ve gök gürültüsüyle şiddetlendi. "Boyun eğeceksin!" dedi öfkeyle.

Zeythara ellerini gökyüzüne kaldırdı, fırtına ellerinden patladı.

"Diz çökmem, Zeus!" dedi, sesi meydanı doldurdu. "Her fırtına gibi seni sileceğim!"

Enerjileri çarpıştı; şimşekler karanlık dalgaları yırtıyor, gökyüzünü mavi-beyaz bir yıldırım cümbüşüne dönüştürüyordu. Taş sütunlar çatladı, ağaçlar köklerinden titredi. Zeythara adım adım ileriye ilerlerken, Zeus'un saldırıları her defasında parçalanıp geri püskürtülüyordu.

Meydan sessizleşti; taşlar yerinde durdu, rüzgâr kesildi. Zeythara dik duruyordu; siyah saçları geceyle bütünleşmiş, gözleri parlıyor, avuçlarından çıkan şimşekler Zeus'un karanlık enerjisini sindiriyordu.

Zeythara bir adım daha attı. Toprak ayağının altında eridi, taşlar kül gibi dağıldı. Zeus'un karanlık enerjisi artık savrulmuyor, çözülüyordu; ipleri kesilmiş bir fırtına gibi dağınık ve çaresizdi.

Zeus ilk kez geri çekildi.

"Bu… mümkün değil," dedi. Sesi artık gök gürültüsü değildi; çatlamış, yaşlı bir yankıydı. "Gücünü senden aldım."

Zeythara başını hafifçe eğdi. Gözlerindeki mavi parıltı derinleşti; şimşek artık sadece ışık değil, iradeydi.

"Hayır," dedi sakinlikle. "Sen sadece sandın."

Avuçlarını birleştirdi. Gökyüzü yarıldı.

Şimşekler tek bir noktada toplandı; mavi değil, beyaza çalan saf bir ışık… Gürültü yoktu bu kez. Sessizlik vardı. Mutlak bir baskı. Tanrısal olanın bile kaçamayacağı bir ağırlık.

Zeus bağırmak istedi ama sesi çıkmadı. Karanlık aurası, ışığa dokunduğu anda parçalandı; gölge, var olmayı unutur gibi dağıldı. Bedeni çatladı—önce çatlaklar, sonra ışık doldu içine. Tanrısal formu tutunacak yer bulamadı.

Zeythara elini indirdi.

Işık kapandı.

Zeus çöktü. Dizleri yere değdiğinde toprak sarsılmadı. Gök gürlemedi. Hiçbir şey onu uğurlamadı. Bir tanrı, sessizce öldü.

Beden kül oldu. Kül rüzgârla dağıldı. Ardında isim bile kalmadı.

Meydan nefesini tuttu.

Zeythara olduğu yerde duruyordu. Siyah saçları sakinleşmişti; elbisesi artık rüzgârla değil, kendi ağırlığıyla dalgalanıyordu. Avuçlarında hâlâ sönmeyen bir ışık vardı—ama artık sakindi. Kontrol altındaydı.

Kaelric ona baktı. Şaşkınlık, gecikmiş bir fark edişe dönüştü. Gözlerinde tek bir düşünce vardı:

Gücü kaybolmamıştı. Hiç gitmemişti.

Zeythara başını çevirdi, bakışları meydanı taradı. İnsanlar diz çökmemişti; korkudan donmuşlardı. Tanrıların da ölebileceğini yeni öğrenmişlerdi.

"Bitti," dedi Zeythara. Sesi yükselmedi. Ama herkes duydu.

More Chapters